“`html
Piyasalarda Jeopolitik Riskler ve Türkiye Ekonomisi Üzerine Gözlemler
İDİL TARAKLI/ Geçtiğimiz hafta Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notu görünümünü olumlu yönde değiştirdi; ancak Moody’s herhangi bir güncelleme yapmadı. Küresel piyasalar, zayıf bir başlangıç yaptı. ABD ve İsrail’in 2025 haziranında İran’a yeniden müdahale hazırlığı, jeopolitik risklerin fiyatlamalarda olumsuz etkiler yarattığı algısını güçlendirdi.
Kıymetli madenler ve petrol gibi çeşitli endüstriyel metallerde dikkat çekici artışlar gözlendi. Diğer yandan, ABD Merkez Bankası (Fed) politika faizini beklendiği gibi %3.50 – %3.75 aralığında sabit bıraktı. Açıklamalarda istihdamdaki zayıflığın dengelendiği, büyümenin sürdüğü, enflasyonda ise katılığın devam ettiği vurgulandı.
Piyasa tahminleriyle paralel bu kararların ardından borsalarda kayda değer bir hareketlilik gözlemlenmedi. Ancak Borsa İstanbul, tarihi rekorlarına devam etti. BİST-100 endeksi, hafta başında dolar bazında son bir buçuk yılın zirvesine (304 dolar) ulaştı. Piyasa analistleri, 13.600-13.800 bölgesini destek alanı olarak belirlerken, 14.000 seviyesinin ilk direnç olacağını ifade ediyor.
Borsa İstanbul’un yılbaşından bu yana %22’nin üzerinde bir artış gösterdiği kaydedildi. Uzmanlar, bu süreçte 20 hissenin endeks üzeri getiri sağladığını belirtiyor. Endeks altında getiri sağlayan 80 hissenin sadece 14 sürecin negatif etkisinde kaldı. Analistler, hızlı yükselen hisselerde potansiyelin hala devam edebileceği görüşünde.
Buna karşın, hızlı yükselişlerin bir nebze dinlenme isteği doğurabileceği de kaydediliyor. Bu nedenle, faaliyet yapısı güçlü olan şirketlerde uygun iskonto yapısıyla potansiyelin devam edebileceği düşünülüyor. Uzmanlar, BİST-100 endeksi kapsamında hisse bazlı verilerin dikkatle takip edilmesini öneriyor ve sağlıklı bir yükseliş potansiyeli barındıran 33 hisseyi izlemeye almak gerektiği ifade ediliyor.
Enflasyon Verilerinin Önemi ve Küresel Gelişmeler
3 Şubat’ta açıklanacak Ocak ayı TÜFE verileri, yurt içinde en dikkat çekici gelişme olarak öne çıkıyor. İntegral Yatırım Araştırma Müdürü Seda Yalçınkaya Özer, Ocak enflasyonunun yüksek çıkmasının muhtemel etkilerine dikkat çekiyor. Bu durumun piyasanın dezenflasyona yönelik hareketlenmesine yol açabileceği belirtiliyor.
Özer, küresel düzeyde dikkatlerin Trump’a ve İran’a yönelik gelişmelere kaydığına vurgu yapıyor. Borsa İstanbul’daki yükseliş trendine de atıfta bulunan Özer, değerlemelerin cazip olmasının yanı sıra dezenflasyon sürecinin devam etmesini beklediklerini ifade ediyor. Risk iştahının izin verdiği bir ortamda, gelişmekte olan ülkeler için 2026 yılının da güçlü geçebileceği öngörülüyor.
Özer, bundan sonraki süreçte Borsa İstanbul’da yükseliş trendinin dezenflasyon süreci ve Merkez Bankası’nın faiz indirimleriyle biçimleneceğini belirtiyor. Orta ve uzun vadede BİST-100 endeksi için öngörüler yüzde 16.500 ile 11.500 seviyeleri arasında şekilleniyor. Geri çekilmelerdeki eğilimlerin risk unsurlarına bağlı olacağı öngörülüyor.
Hisse Ayrışmaları ve Yatırım Stratejileri
Borsa endeksinde gözlemlenen yükselişin hisse bazında ayrışmalar yarattığını belirten Özer, bu ayrışmanın en güçlü sebebinin şirketlerin potansiyel gücü olduğunu ifade ediyor. Ancak, yatırımları destekleyen kapasite artışlarının karlılığı sürdürülebilir kılacağı vurgulanıyor. Şirketlerin değerleme performanslarının yakından takip edilmesi gerektiği belirtiliyor.
MLP Sağlık, 2025 yılı itibarıyla mali yönetimdeki başarıları ve güçlü bilanço yapısıyla dikkat çekiyor. Şirketin hisselerinde yüzde 30’luk bir yükseliş potansiyeli olduğunu ve hedef fiyatlarının 603 TL olduğunu belirtiyor.
Best Brands Grup Halka Arzı ve Yabancı Yatırımcıların İlgi Alanları
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Best Brands Grup Enerji Yatırım’ın halka arz başvurusunu onayladı. Yatırımcıların dikkatle izleyeceği bu süreçte, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın da yabancı yatırımcıların hisse senedi ve tahvil alımlarının artmasıyla piyasalara destek sağlayabileceği öngörülüyor.
Geçtiğimiz hafta, yabancı yatırımcılar, 490.6 milyon dolarlık hisse ve 1.26 milyar dolarlık tahvil alımı ile son iki yılın en büyük alımını gerçekleştirdi. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, net kârını artırarak güçlü bir finansal performans sergiledi.
Sonuç olarak, piyasalarda gelişen dinamikler ve jeopolitik riskler, yatırımcıların stratejilerini doğru belirlemesi açısından kritik öneme sahip. Gözlemlenen eğilimler, hisse bazında fırsatları ve olası riskleri barındırıyor.
“`