“`html

Dünya sinemasının unutulmaz simgelerinden biri olan Fransız aktris Brigitte Bardot, 91 yaşında hayatını kaybetti. Bu üzücü haber, kendisinin kurucusu olduğu vakıf tarafından duyuruldu.

Son dönemlerinde sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılan Bardot, son birkaç ay içinde iki defa hastaneye yatmıştı. Ancak sağlığı ile ilgili ortaya atılan spekülasyonlara karşı, sağlığının yerinde olduğunu kendisi belirtmişti.

Ekim ayında büyük bir operasyon geçirdiği için hastaneye yatırılan bu efsanevi isim, bunun ardından yeniden ölüm iddialarıyla gündeme gelmişti.

Bardot, hastanede yaptığı açıklamada “Hayatta olduğumu belirtmeliyim, gayet iyiyim. Bu dünya üzerinde kalmayı planlıyorum” demişti.

Özellikle yaşamının son dönemlerinde kalabalıklardan uzak durmayı tercih eden Bardot, hayvan hakları aktivizmi ile tanınmıştı. Sağlık durumu kötüleşince, Saint-Tropez’deki evinden Toulon’daki bir hastaneye kaldırılmıştı.

Ameliyatın ardından sağlık durumu düzenli olarak doktorları tarafından takip ediliyordu, bu nedenle herkes onun iyileşmesini merakla bekliyordu.

Bir dönemin seks sembolü olan Bardot, öncelikli olarak yönetmen Roger Vadim’in “Ve Tanrı Kadını Yarattı” filmindeki performansı ile büyük bir çıkış yakalamış ve halkın sevgisini kazanmıştı.

Hayvan hakları konusunda büyük bir tutkuya sahip olan Bardot, kendi vakfını kurarak dünya genelinde yardıma muhtaç birçok hayvana umut ışığı oldu.

Bardot’un hayvanlara olan bağlılığı, son film setinde bir keçinin kesimden kurtarmak için onu satın almasıyla başladı. Bu olay, onun hayatının yönünü değiştirdi.

1934 yılında Paris’te doğan Brigitte Bardot, genç yaşta bale eğitimi almış ve 15 yaşında, ünlü Fransız Elle dergisinin kapağında yer alarak modellik kariyerine ilk adımını atmıştı.

Bardot’un sinema kariyeri 1952 yılında başlamış, Cannes Film Festivali’nde giysisiyle yaptığı unutulmaz poz, onu kısa sürede dünya çapında bir ikon haline getirmişti.

Bardot’un 1956’da başrol oynadığı Ve Tanrı Kadını Yarattı filmi, o dönemde Hollywood’un en yüksek hasılat yapan yabancı filmi olma unvanına sahipti.

1973’de oyunculuk kariyerine veda eden Bardot, geride 45’ten fazla film ve 70 şarkı bırakmıştır. Artık tanınmış bir efsane olarak hafızalarda kalmaktadır.

Brigitte Bardot, hayatı boyunca dört defa evlendi. İlk eşinden bir çocuğu olan Bardot, bugünkü oğlu Nicolas-Jacques Charrier ile ilişkisinde bazı tartışmalara neden olmuştu.

1973 yılında sinema kariyerine veda ettikten sonra, hayatını hayvan haklarına adayan Bardot, 1986 yılında Brigitte Bardot Vakfını kurarak bu alandaki çalışmalarına hız kazandırdı.

Vejetaryen olan Bardot, düzenli olarak hayvan hakları için kampanyalar düzenledi. Lyon’daki bir hayvanat bahçesinde iki yaşlı filin tedavi edilmediği ortaya çıkınca ülkesini terk etmek istedi.

Brigitte Bardot, önemli hayvan hakları mücadelesinde aldığı desteği, sadece Fransa’da değil, diğer ülkelerde de çeşitli kampanyalar düzenleyerek artırmayı başardı.

Brigitte Bardot’un hayatı, sadece sinemadan değil, aynı zamanda hayvan hakları aktivizmi ile dolu bir şekilde dikkat çekmektedir.

İşte Brigitte Bardot’un hayatına dair bazı çarpıcı bilgiler:

Hayvan haklarına olan tutku — Final filminde bir keçiyi kurtardığı gün, onun hayatına damga vuran bir olay oldu. O günden sonra hayvanlara olan bağlılığı arttı ve vejetaryen yaşam tarzını benimsedi.

Komik bir dava — 1989 yılında komşusunun eşeğine aşırı ilgi gösterdiğini düşündüğü için, Bardot eşeği kısırlaştırarak davayı kazanmıştır.

Siyasi tartışmalar — Bardot, 1990’lı yıllardan itibaren aşırı sağ görüşleriyle gündeme gelmiş ve birçok kez “ırkçı sebeplerden dolayı” para cezası almıştır.

#MeToo yorumu — 2018 yılında bu hareketi “ikiyüzlü” olarak nitelendiren Bardot, oyuncuların yapımcılarla flört ettiğini ifade etti.

Marianne sembolü — 1969 yılında, Fransa Cumhuriyeti’nin sembolü Marianne’in büstüne model oldu ve bu heykeller birçok yerde kullanıldı.

Erken keşif — 15 yaşında Elle dergisinin kapağında yer almış ve bu durum onu sinema dünyasına kazandırmıştır.

Oğluna bakış — Oğlunu “tümör” olarak tanımlayan Bardot, bu ifade sebebiyle oğlundan dava yemiştir.

Fok avı protestosu — 1977 yılında Kanada’daki bebek fokların avlanmasını protesto ederek dünya genelinde dikkat çekmiştir.

Bardot, hayatı boyunca sadece sinemanın ikonu değil, aynı zamanda hayvan hakları için mücadele eden aktif bir figür olmuştur.

Brigitte Bardot’un mirası, sinema ve hayvan hakları aktivizminin birleşimi olarak hafızalarda yer alacaktır.
“`