Sağlık Bakanlığı bünyesinde 663 sayılı kanuna dayanarak sözleşmeli yöneticilik pozisyonlarıyla ilgili tartışmalar sürüyor. Bu kanuna göre, taşra birimlerinde 2,5 yıl süreyle görev alan personelin, sendikalarda yönetici pozisyonuna gelmesi ne kadar sağlıklı bir durum? Bu konuda yasal bir çerçeve mevcut mu, yoksa liyakat esaslarına mı dikkat edilmesi gerekiyor?
8 Nisan 2026 tarihinden itibaren Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun liderliğinde, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü bir karar alarak 663 sayılı kanun kapsamında sözleşme imzalayanların sendika yönetiminde yer almasını doğru bulmadı. Bakanlık, Sağlık Müdürlükleri’ne gönderdiği sözlü talimatla, bu kişilerin ya sendika ya da kurum idareciliği tercihinde bulunmalarını zorunlu kıldı. Bu değişiklik, bazı yöneticilerin yalnızca bir pozisyon seçmesine yol açarak sahada memnuniyetle karşılandı.
Ancak son günlerde gelen bilgiler, 663 sayılı kanuna tabi olan bazı yöneticilerin hem sendika yönetiminde yer almak hem de iki alanda da etkili olmak adına yoğun çaba sarf ettiklerini gösteriyor. Peki, mevcut durumda illerde hem 663 sayılı kanuna tabi yöneticilik görevini yürüten hem de sendikada yönetici olan kaç kişi bulunmaktadır? Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü, bu kişilerin tercihleri ile ilgili nasıl bir tutum sergileyecek? Geçmişte olduğu gibi, hem 663 sayılı idari yönetimde hem de sendika yönetiminde yer almak isteyenlere “sadece birini seçebilirsiniz” mi diyecek?
Bu konudaki gelişmeler sağlık camiasında merakla bekleniyor.