Denizaltı Kabloları İçin Tehdit Alarmı: Sabotaj Kaygılarıyla Güvenlik Yarışı

Denizaltı Kabloları İçin Tehdit Alarmı: Sabotaj Kaygılarıyla Güvenlik Yarışı
14 Nisan 2026 — Hakan Kaplan, Deniz GÜLDAĞ

Son günlerde, Baltık Denizi’nden Pasifik Okyanusu’na kadar uzanan bölgelerde, hükümetler, askeri güçler ve özel sektör, denizaltı kablo ağlarının güvenliğini sağlamak amacıyla yoğun bir çaba sergiliyor. Bu kablo ağları, küresel veri akışının önemli bir bölümünü taşımakta. Özellikle NATO, Baltık Denizi’nde Rusya ile bağlantılı olduğu iddia edilen bir geminin kritik denizaltı kablolarını kesmesinin ardından bölgedeki devriye faaliyetlerini artırma kararı aldı.

Asya’da da benzer bir durum yaşanıyor. Tayvan, kabloları hedef alabilecek saldırıları önlemek için sahil güvenlik devriyelerini sıklaştırıyor ve cezai yaptırımları daha da sertleştiriyor. Ancak uzmanlar, bu sorunun karmaşıklığına dikkat çekiyor. Denizaltı kabloları, çelik zırh ile kaplı olmalarına rağmen, genellikle sadece bir masa tenisi topu kalınlığında ve büyük gemi çapalarına karşı hâlâ savunmasız durumda.

Batılı yetkililer için en büyük zorluklardan biri, kablolara verilen zararın sabotaj mı yoksa bir kaza mı olduğunu ve bu eylemlerin hangi devletler tarafından gerçekleştirildiğini kanıtlayabilmektir. Şüpheli gemilerin çoğu, farklı ülkelerin bayraklarını taşıdığı için, olayların ardındaki devlet bağlantılarını tespit etmek zorlaşıyor. Hem Çin hem de Rusya bu tür iddiaları kesin bir dille reddediyor.

Öte yandan, yapay zeka ve veri talebindeki hızlı artış, daha fazla ağ kapasitesine olan ihtiyacı beraberinde getirirken, denizaltı kablo inşaatında da önemli bir canlanma gözlemleniyor. Telekom veri şirketi TeleGeography’nin Baş Araştırma Sorumlusu Tim Stronge’un verdiği bilgilere göre, Şubat ayı itibarıyla dünya genelinde inşası planlanan yeni kablo sayısı 119’a ulaştı. Bu rakam, geçen yılın Ocak ayında 98, 2020 yılının Ocak ayında ise 66 olarak kaydedilmişti.

Buna ek olarak, bazı teknoloji şirketleri de yeni güvenlik teknolojileri geliştirme çabalarına hız verdi. “Dağıtımlı Akustik Algılama” (Distributed Acoustic Sensing) gibi yöntemler, kablolar boyunca lazer sinyalleri göndererek çevredeki hareketleri tespit etme olanağı sunuyor. Bu teknoloji sayesinde, radar sinyal vericilerini kapatan gemiler bile izlenebiliyor. Savunma teknolojisi şirketi Anduril Industries ise “Seabed Sentry” (Deniz Tabanı Gözcüsü) adında yeni bir sistem geliştirdi. Bu sistem, okyanus tabanına yerleştirilebilen sonar sensörleri ile gemi hareketlerini uzun süre boyunca izleme kapasitesine sahip.

Tüm bu gelişmeler, denizaltı kablolarının güvenliğini artırmak için yapılan çabaların ve karşılaşılan tehditlerin ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne seriyor.