Piyasalarda, ABD ile İran arasındaki müzakerelerden olumlu sonuç çıkabileceğine dair umutlar devam ederken, açıklanan makroekonomik veriler ve şirket bilançoları, bölgedeki çatışmanın büyüme ve enflasyon üzerindeki etkilerini sorgulamaya yönlendiriyor. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin müzakere masasına taşınmasıyla birlikte petrol fiyatlarında yaşanan düşüş, ekonomik büyüme endişelerini bir nebze hafifletti. Özellikle, Çin ekonomisi, Orta Doğu savaşının global ekonomik alandaki yansımalarının hissedildiği 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüme kaydederek tahminleri geride bıraktı.
Savaşın sona ermesi ihtimali ve küresel ekonomik aktivitenin tekrar canlanacağı beklentileri doğrultusunda, olumlu gelen şirket bilançoları, piyasalardaki risk iştahını artırmaya devam ediyor. New York borsasında S&P 500 ve Nasdaq endeksleri, rekor seviyelerle günü kapatırken, jeopolitik gerilimlerin yol açtığı kayıpların neredeyse tamamı geri alındı.
JEOPOLİTİK RİSKLER VE ENFLASYON ENDİŞELERİ GÜNDEME GELDİ
Gerilimlerin azalmasına rağmen petrol fiyatlarının eski düşük seviyelerine düşmemesi, küresel ölçekte enflasyon risklerinin devam etmesine yol açıyor. Bu gelişmeler ışığında, gelecek dönemde küresel merkez bankalarının politikalarını daha temkinli bir şekilde şekillendireceği öngörüsü güçlü bir şekilde varlığını sürdürüyor. ABD Merkez Bankası (Fed), mevcut enflasyon ve büyüme riskleri ışığında alacağı kararlarla dikkatleri üzerine çekiyor. Ayrıca, Fed üzerindeki siyasi baskıların artabileceği ihtimalleri yeniden gündeme geldi.
ABD Başkanı Donald Trump, bir röportajında Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik eleştirilerini sürdürdü ve Fed binasının yenilenmesi konusundaki soruşturmanın devam etmesi gerektiğini ifade etti. Trump, Powell’ı görevden alma tehdidiyle “Eğer zamanında ayrılmazsa onu kovmak zorunda kalacağım.” dedi. Powell’ın, Trump’ın aday gösterdiği Kevin Warsh’ın Senato onayını alamaması durumunda görevine devam etmesi bekleniyor. Öte yandan, Fed’in yayınladığı “Bej Kitap” raporu, Orta Doğu’daki çatışmanın ABD’li şirketler için belirsizlik kaynağı olduğunu ortaya koydu. Raporda, “Orta Doğu’daki çatışma, istihdam, fiyatlandırma ve sermaye yatırımı ile ilgili karar alma süreçlerini zorlaştıran ana belirsizlik kaynağıdır; birçok firma bekle-gör stratejisi benimsiyor.” değerlendirmesi yapıldı.
DOLAR ENDEKSİ SAVAŞ ÖNCESİ SEVİYELERE YAKLAŞIYOR
Belirtilen gelişmeler ışığında, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,29 seviyesine ulaşırken, savaş süresince güvenli bir varlık olarak tercih edilen dolar, iyimserliğin artmasıyla zayıflamaya devam ediyor. Dolar endeksi, yüzde 0,3 düşerek 98,1 seviyesine gerileyip düşüş eğilimini 4. işlem gününe taşırken, yeni günde de 97,9 seviyesine inerek savaş öncesi seviyelere yaklaşmış durumda. Dün, ons altının fiyatı yüzde 1 düşüşle 4.791 dolardan kapanırken, yeni işlem gününde fiyatı yüzde 0,8 artışla 4.827 dolara ulaştı.
Kurumsal tarafta, ABD’nin büyük bankalarından Bank of America ve Morgan Stanley, ilk çeyrek bilanço sonuçlarını açıklayarak beklentilerin üzerinde kar ve gelir bildirdiler. Bu gelişmelerle birlikte S&P 500 endeksi yüzde 0,8, Nasdaq endeksi ise yüzde 1,59 değer kazanarak tüm zamanların en yüksek kapanışına imza attı. Dow Jones endeksi ise yüzde 0,15 düşüş gösterdi. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne pozitif bir başlangıç yaptı.
AVRO BÖLGESİ KARMAŞIK BİR GÖRÜNÜM SERGİLİYOR
Avrupa borsalarında ise karmaşık bir seyir göze çarparken, bugün Avro Bölgesi’nin enflasyon ve İngiltere’nin büyüme verileri bölge gündeminin merkezinde yer alıyor. Avro Bölgesi enflasyon verilerinin, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerden nasıl etkileneceği merakla bekleniyor.