Osman Müftüoğlu, Kurban Bayramı öncesinde bayram ruhunu sağlıklı bir şekilde yaşamak için önemli önerilerde bulundu. Günlük yaşamda stres, acelecilik ve sürekli bir şeylere yetişme kaygısı içinde olan bireylerin, bedenlerinin dinlenme fırsatı bulamadığına dikkat çeken Müftüoğlu, bayram sabahlarının bu açıdan oldukça kıymetli olduğunu belirtti. Sakin bir kahvaltı, aile ile geçirilen zaman ve acele etmeden yapılan sohbetlerin sinir sistemi üzerinde olumlu etkiler yarattığını vurguladı.
Bayram ziyaretlerinin yalnızca bir gelenek olmadığını; özellikle yaşlılar için bir telefon görüşmesinin bile büyük bir anlam taşıdığını ifade eden Müftüoğlu, son yıllarda sosyal izolasyonun sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Bayramların geçmişle kurulan duygusal bağları yeniden canlandırdığını ifade eden uzman, kaybettiklerimizi anmanın ruh halimizi olumlu yönde etkilediğini söyledi. Bastırılmış duyguların zamanla büyüyeceğini belirten Müftüoğlu, sevilen kişilerin anılmasının psikolojik dengeyi desteklediğini ekledi. Bu nedenle birçok insan, mezarlık ziyaretlerinin ardından bir huzur hissi yaşadığını dile getiriyor.
Affetmenin beden ve zihin üzerindeki etkilerine de değinen Müftüoğlu, uzun süre taşınan kırgınlık ve öfkenin yalnızca ruhsal değil, fiziksel yükler de oluşturduğunu söyledi. Stres hormonlarının uykudan tansiyona kadar birçok sistemi etkileyebileceğini belirten uzman, bayramlarda sıkça duyulan “küs kalınmaz” atasözünün derin anlamlar taşıdığını ifade etti.
Çocukların duygusal hafızalarının önemine de dikkat çeken Müftüoğlu, bayram sabahındaki heyecan ve aile sıcaklığının çocukların gelecekteki psikolojik dayanıklılıklarını etkilediğini aktardı. Oyuncakların unutulabileceğini ancak hissedilen güven duygusunun uzun yıllar boyunca hatırlanacağını belirtti. Sarılmanın bilimsel bir temeli olduğuna da değinen Müftüoğlu, içten bir fiziksel temasın vücutta olumlu değişiklikler yaratabildiğini ve stres seviyelerini azaltarak güven hissini artırabileceğini açıkladı.
Bayram sofraları hakkında uyarılarda bulunan Müftüoğlu, Kurban Bayramı sonrası hastanelerde aşırı yemek tüketimine bağlı şikayetlerin arttığını belirtti. Özellikle ağır et yemekleri, şekerli tatlılar ve kontrolsüz porsiyonlardan kaçınılması gerektiğini ifade etti. Bayramın merkezine tüketimi değil, paylaşımı koymak gerektiğini vurgulayan Müftüoğlu, midenin zorlanmasından ziyade keyifli zaman geçirmenin daha önemli olduğunu belirtti.
Hareket etmenin de bayramın önemli bir parçası olduğunu hatırlatan Müftüoğlu, uzun saatler oturmanın dinlenme için yeterli olmadığını söyledi. Yemek sonrası 15-20 dakikalık kısa yürüyüşlerin sindirime yardımcı olabileceğini, hafif tempolu hareketlerin de kan şekerini dengelemeye destek sağladığını belirtti. Sabahları yapılacak kısa esneme hareketlerinin güne zinde başlamaya yardımcı olacağını da ekledi. Özellikle yaşlı bireyler için hareket kabiliyetini korumanın önemli olduğunu vurguladı.
